Aylardır teknoloji ve ekonomi kulislerinde dönen dedikodular nihayet noktalandı. Rekabet Kurulu, dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Uber’in, Getir’e ait market ve yemek teslimat operasyonlarını bünyesine katmasına onay verdi. Ancak bu devir işlemi öyle kolayca imzalanmadı; Kurul, Uber’in Türkiye pazarına tam 500 milyon dolarlık taze yatırım yapmasını şart koştu.

Şubat ayında Uber ile Mubadala cephesi arasında varılan anlaşmayla, Getir’in Türkiye’deki en güçlü iki kası olan “yemek” ve “hızlı market” birimlerinin yüzlerce milyon dolarlık (sadece yemek tarafı için 335 milyon dolar konuşuluyordu) bir paketle devredileceği duyurulmuştu. Dün yayımlanan resmi kararla birlikte bu hamle hukuki zemine oturdu. Getir Perakende Lojistik A.Ş.’nin çevrim içi yemek ve hızlı tüketim sipariş kanalları artık tamamen Uber’in kontrolüne geçti.

Bu satın almayı asıl çarpıcı kılan detay ise Uber’in pazar payı. Zira şirket, kısa bir süre önce Trendyol Go’yu da devralarak sektöre çok agresif bir giriş yapmıştı. Yakın gelecekte Getir, Getir Yemek ve Trendyol Go operasyonlarının küresel “Uber Eats” şemsiyesi altında birleşmesi ve teslimat ağının tek merkezden yönetilmesi bekleniyor.

Kurulun masaya koyduğu 500 milyon dolarlık taahhüt ise sadece operasyonel masrafları kapsamıyor. Bu bütçenin özellikle yerel mühendislik kapasitesinin artırılmasına, Türkiye’nin dijital altyapısının güçlendirilmesine ve teknoloji sektöründe yüksek nitelikli istihdam yaratılmasına harcanması güvence altına alındı. Gerekçeli kararın tamamı ilerleyen günlerde Rekabet Kurumu’nun internet sitesinde yayımlanacak.

Gifi+ Analizi 🧐

Taksi krizlerinden dev teslimat imparatorluğuna uzanan çok garip bir serüven izliyoruz. Yıllar önce Türkiye’de sarı taksilerle girdiği savaşı kaybedip pazarın dışına itilen Uber, bugün hepimizin mutfağına sızmış durumda. Kapıdan kovduğumuz şirket, kelimenin tam anlamıyla bacadan lahmacun ve deterjan sarkıtarak geri döndü. Hem de ne dönüş!

Önce Trendyol Go, şimdi Getir. Uber, Türkiye’de adeta kendi ligini kurdu ve tekel olmaya doğru hızla ilerliyor. Rekabet Kurulu’nun bu hamleye onay vermesi, “hızlı teslimat” sektöründe rekabet çağının kapanıp “konsolidasyon” (şirket birleşmeleri) devrinin başladığının en net kanıtı. Büyük resimde Mubadala yatırım fonu, ağır nakit yakan operasyonlardan zarifçe sıyrıldı. Getir’in kurucu ekibi ise muhtemelen elde kalan BiTaksi gibi daha niş mobilite alanlarına odaklanıp küçülerek yola devam edecek.

Peki bu işin sonunda kime ne olacak? Kullanıcı cephesinden bakarsak; indirim kodları için farklı uygulamalar arasında mekik dokuduğumuz o “altın çağ” muhtemelen kapanıyor. Pazarın mutlak hakimi olan bir yapı, artık eskisi gibi zararına promosyon dağıtma ihtiyacı hissetmeyecektir.

Kuryeler açısından ise durum biraz daha riskli. Sahadaki binlerce çalışanın tek bir büyük işverene / algoritmaya mahkum olma ihtimali masada. 500 milyon dolarlık teknoloji yatırımı kulağa harika gelse de, bu paranın sokakta yağmur altında pedal çeviren kuryenin cebine mi yoksa genel merkezin yazılım masraflarına mı gideceğini zaman gösterecek. Görünen o ki, Türkiye e-ticaret pazarında kurallar artık Uber’in kaleminden yazılacak.

İlgili Yazılar