Telefon görüşmelerini yapay zeka teknolojisiyle tamamen otomatikleştiren ABD merkezli girişim Bland, düzenlediği C serisi yatırım turunda 50 milyon dolar yeni fon sağladı. Şirketin bu finansman turuna teknoloji devi Dell Technologies Capital liderlik etti.

Geniş bir yatırımcı kitlesinin katıldığı turda; HubSpot Ventures, Archerman Capital, Tribeca Venture Partners, Emergence Capital Partners LP, Upfront Ventures, Scale Venture Partners LP ve Y Combinator gibi güçlü kurumsal yapılar yer aldı. Kurumsal yatırımcıların yanı sıra ekosistemin tanınan isimlerinden Affirm kurucusu Max Levchin, ElevenLabs kurucu ortağı Piotr Dąbkowski ve Twilio’nun eski CEO’su Jeff Lawson da Bland’e bireysel olarak destek verenler arasında dikkat çekti.

2023 yılında kapılarını açan teknoloji şirketi, elde ettiği bu son kaynakla birlikte kuruluşundan günümüze kadar ulaştığı toplam fon miktarını 100 milyon dolar barajının üzerine taşımayı başardı. Bland yetkilileri, yeni sermayeyi yapay zeka mühendislik kadrosunu genişletmek, derin teknoloji araştırmalarını hızlandırmak ve platformun özellikle yasal düzenlemelere tabi (regüle) pazarlardaki etkinliğini artırmak amacıyla kullanacaklarını duyurdu.

Karmaşık ve Uzun Telefon Görüşmeleri Artık Yapay Zekaya Emanet

Isaiah Granet ve Chris Plant ortaklığında temelleri atılan platform, işletmelerin telefon üzerinden gerçekleştirdiği insan merkezli tüm diyalogları yapay zeka mimarisiyle uçtan uca dijitalleştiren gelişmiş bir ses teknolojisi sunuyor. Çağrı merkezlerindeki ve müşteri hizmetlerindeki yükü hafifletmeyi amaçlayan girişim, yalnızca basit ve kısa komutları yerine getirmekle kalmıyor; 30 ila 45 dakika sürebilen son derece karmaşık telefon görüşmelerini bile insan doğallığında yönetebiliyor.

Sistem, sağlık sektöründe hastaların şikayetlerini dinleyip doğru birimlere yönlendirilmesinden, finans sektöründe kritik kimlik doğrulama ve operasyonel süreçlerin tamamlanmasına kadar pek çok hassas görevi kusursuz şekilde yürütüyor.

Kendi Ses Modelini Geliştirerek Fark Yaratıyor

Bland’ı pazar alanındaki rakiplerinden ayıran en temel unsur, üçüncü parti hazır yapay zeka modellerine bağımlı kalmaması. Tamamen kendi özgün ses modellerini inşa eden şirket; bu sayede hatlardaki gecikme sürelerini en aza indiriyor, konuşma akışını optimize ediyor ve anlık söz kesme ya da duraksama gibi gerçek insan diyaloglarındaki pürüzleri başarıyla çözüyor. Girişim, bu teknolojik üstünlüğü sayesinde özellikle güvenlik ve mevzuat uyumluluğunun hayati önem taşıdığı finans, sigorta ve sağlık gibi regüle alanlarda kitlesel çağrı yönetimini dönüştürmeyi hedefliyor.

İlgili Yazılar