Haliç’in tarihi atmosferi, Türkiye girişimcilik ve teknoloji ekosisteminin rotasını şekillendiren tarihi bir zirveye ev sahipliği yaptı. Tersane İstanbul’da düzenlenen ve ekosistemin tüm paydaşlarını bir araya getiren Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan “2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planı”, hem yerli girişimciler hem de küresel yatırımcılar için yepyeni bir oyun alanının kapılarını aralıyor.

Zirvede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarıyla netleşen eylem planı, bürokrasiyi azaltan ve doğrudan sahadaki nakit akışını hedefleyen agresif stratejiler barındırıyor. Gifi+ olarak yerinde takip ettiğimiz zirveden ekosistemin bilmesi gereken en kritik başlıklar şöyle:

Altyapıya 10 Milyar Dolarlık Dev Kaynak

Yapay zeka devriminin en temel ihtiyacı olan donanım ve veri işleme kapasitesi için düğmeye basıldı. Plana göre, veri merkezleri, bulut sistemleri ve yapay zeka altyapıları için özel sektör ağırlıklı en az 10 milyar dolarlık bir yatırım kaynağı harekete geçirilecek. Halihazırda 250 megavat düzeyinde olan veri merkezi kapasitesinin 2030 yılına kadar 1 gigavat seviyesine çıkarılması planlanıyor. Bu hamle, bulut tabanlı hizmet veren ve büyük veri işleyen girişimlerin yurt dışı bağımlılığını ciddi oranda azaltacak.

Yatırımcı ve VC’ler İçin Bürokrasisiz “Tek Pencere”

Zirvenin Girişim Sermayesi (VC) ve melek yatırım ağlarında en çok yankı uyandıran maddesi ise uluslararası yatırımcıların bürokrasi yükünü sıfırlamayı hedefleyen “Tek Pencere” sistemi oldu. Yabancı yatırımcıların ve girişimcilerin yatırım, şirketleşme ve lisans süreçlerinin en fazla 30 iş gününde tamamlanacağı taahhüt edildi. Bu öngörülebilir ve hızlı yatırım ortamının, Terminal İstanbul vizyonuyla birleşerek İstanbul’u küresel bir “yatırım diplomasisi” merkezine dönüştürmesi hedefleniyor.

Regülasyonlara ‘Sandbox’ Esnekliği ve Kamudan Garantili Fon

Özellikle derin teknoloji ve yapay zeka girişimlerinin büyümesinin önündeki en büyük engellerden biri olan katı regülasyonlar için “Sandbox” (Deney Alanı) çözümü devreye giriyor. Belirlenecek en az 5 öncelikli sektörde girişimler, yasal engellere takılmadan yeni ürün ve hizmetlerini güvenle test edebilecekler.

Bununla birlikte, kamu yatırım programlarında yapay zeka projelerine en az %2 oranında pay ayrılacak. Bu karar, yerli yapay zeka girişimleri için doğrudan bir fon ve kamu tarafında garantili bir pazar anlamına geliyor.

Yetenek Açığına Karşı 110 Bin Uzman Hedefi

Sektörün en büyük darboğazı olan nitelikli insan kaynağı problemi için de net bir hedef konuldu. Eylem planı kapsamında, ekosisteme entegre edilmek üzere 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştirilecek.

‘Fark Et’, ‘İstifade Et’, ‘Üret’ ve ‘Yönet’ olmak üzere dört ana eksen üzerine inşa edilen bu vizyon belgesi, Türkiye’nin yapay zeka alanında sadece bir pazar değil, teknoloji üreten ve ihraç eden ana aktörlerden biri olma niyetini somutlaştırıyor.

İlgili Yazılar