Ekosistemde genellikle SaaS, e-ticaret veya fintech yatırımlarını konuşmaya çok alışkınız. Ancak bu kez masada, çarpan etkisinin çok daha büyük olabileceği bir “derin teknoloji” ve sağlık hamlesi var. İş Girişim Sermayesi’nin portföy şirketlerinden Enlila, ABD merkezli biyoteknoloji girişimi Crescenta Biosciences’ın %50,1 çoğunluk hissesini 24 milyon dolara satın aldı.
Bu hamleyi sıradan bir şirket evliliğinden veya düz bir “satın alma” haberinden ayıran en önemli detay ise olayın mutfağındaki isimler.
Ortak Payda: Harvard ve Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil Enlila’nın yapısına baktığımızda zaten sıradan bir girişim görmüyoruz. Şirketin ortaklık yapısında %10’luk bir pay doğrudan Harvard Üniversitesi’ne ait. Üstelik kronik hastalıkların tedavisine yönelik AR-GE çalışmaları için 10 yıla yayılan yaklaşık 39 milyon dolarlık ciddi bir finansman taahhütleri var. Tüm bu bilimsel vizyonun liderliğini ise dünyaca ünlü bilim insanımız Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil yürütüyor.
Masadaki hedef şirket olan Crescenta Biosciences cephesine baktığımızda ise taşlar tam olarak yerine oturuyor. Princeton kökenli Dr. Emre Koyuncu ve küçük molekül keşfi uzmanı Dr. Hahn Kim tarafından ABD’de kurulan girişimin bilim kurulu başkanlığında yine Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil oturuyor. Yani Enlila ekibi, ana hissedarı olduğu girişimin yıllardır laboratuvarda tam olarak ne pişirdiğini en ince ayrıntısına kadar içeriden biliyordu.
Laboratuvardan Kliniğe Geçiş Hızlanıyor Peki neden şimdi ve bu satın alma neyi değiştirecek? Crescenta; obezite, inflamasyon ve kanser gibi yaşa bağlı kronik hastalıklara odaklanarak yeni nesil küçük molekül tabanlı ilaçlar geliştiriyor. Biyoteknoloji ekosisteminin en acımasız gerçeği şudur: Harika bir molekül keşfedebilirsiniz, ancak bunu klinik araştırma aşamalarına taşımak devasa bir bütçe gerektirir. Çoğu parlak fikir bu ölüm vadisinde ya büyük ilaç devlerine (Big Pharma) erken aşamada satılır ya da rafa kalkar.
Enlila’nın bu stratejik hamlesiyle birlikte, Crescenta’nın geliştirdiği ilaç adayları; İş Girişim Sermayesi’nin finansal kasları ve Harvard destekli araştırma ekosistemi sayesinde klinik aşamalara çok daha hızlı taşınabilecek.
İki Farklı Yol, Tek Bir Hedef Enlila Genel Müdürü Burçe Kabatepe bu durumu, “Crescenta farklı bir keşif platformuyla ilerliyor olsa da yağ asitine bağlanan proteinler ve immünometabolizma alanında ciddi kesişim noktalarımız var. Bu da inandığımız bilimsel vizyona iki farklı açıdan yatırım yapma fırsatı sunuyor.” sözleriyle özetliyor. Crescenta CEO’su Dr. Emre Koyuncu ise bu birleşmeyi “yıllardır aynı bilimsel soruları farklı açılardan takip eden iki ekibin güçlerini birleştirmesinin doğal bir sonucu” olarak tanımlıyor.
Özetle; Türkiye’deki finansal kaynaklar, Türk akademisyenlerin ABD pazarındaki inovasyon gücüyle birleşerek küresel biyoteknoloji pazarında ciddi bir ağırlık merkezi yaratıyor. Kod yazarak değil, molekül keşfederek milyar dolarlık değerlemelere koşan yeni bir girişimcilik modelinin en somut adımlarından birine tanıklık ediyoruz.


