Perakende ve e-ticaret dünyasında ezberleri bozan yeni bir haber Polonya’dan geldi. Türk girişimcilerin vizyonuyla Varşova’da kurulan yapay zeka platformu Replenit, tohum öncesi (pre-seed) turunda 2.5 milyon dolarlık yeni bir yatırım alarak adından söz ettirmeyi başardı.

Farklı kaynaklardan derlediğimiz detaylara göre girişim, hem arkasına aldığı yatırımcı profiliyle hem de sunduğu sıra dışı teknolojiyle perakende sektöründe “karar alma” süreçlerini baştan aşağı değiştirme iddiasında.

Dev İsimler Yatırım Turunda Buluştu

Eski Insider çalışanlarından oluşan güçlü bir kurucu ekip (İlyas Kürklü, Caner Demir, Alp Karacaev, Cenk Karacaev, Ömer Özden ve Egemen Akdan) tarafından hayata geçirilen Replenit’in bu turuna Movens Capital ve Vastpoint ortaklaşa liderlik etti.

Masadaki diğer isimler de bir o kadar dikkat çekici. Girişimin daha önceki yatırım sürecinden bildiğimiz Logo Ventures ve Caucasus Ventures desteklerini sürdürürken, Finberg de yatırımcılar arasına katıldı. Turun en büyük sürprizlerinden biri ise ürettiği sesli yapay zeka teknolojileriyle tüm dünyada yankı uyandıran ElevenLabs’in CEO’su Mati Staniszewski oldu.

Sadece Veri Sunmuyor, Bizzat Karar Alıyor

Peki Replenit tam olarak ne yapıyor da bu kadar kısa sürede global yatırımcıların radarında yer edindi? Şirket, perakendeciler ve e-ticaret markaları için modern ticaret altyapısının üzerine kurulan bir “Yapay Zekâ Karar Katmanı” (AI Decision Layer) geliştiriyor. Klasik yapay zeka araçları genelde içerik üretimine veya basit veri analizlerine odaklanırken, Replenit işi bir adım öteye taşıyıp aksiyon alan ve tetikleyen bir sistem kuruyor.

Bilimsel “Theory of Mind” (Zihin Kuramı) yaklaşımını kullanarak müşteri davranışlarını insan benzeri bir empatiyle analiz eden sistem, markanın stratejik operasyonlarını otonom bir motora dönüştürüyor. Konuyu şirketin CPO’su Ömer Özden çok net bir şekilde özetlemiş:

“Piyasada yer alan pek çok perakende sistemi sadece uygulamayı optimize etmeye yarar. Biz ise direkt olarak stratejiyi ve karar mekanizmasını optimize ediyoruz. Replenit olarak odaklandığımız nokta, şirketlerin sadece daha hızlı değil, aynı zamanda daha doğru ve mevcut bağlama en uygun kararları almasını sağlamak.”

Markalara Etkisi Şimdiden Rakamlara Yansıdı

Girişimin sunduğu bu otonom karar altyapısı sadece vizyonda kalmıyor, sektörün devleri tarafından aktif olarak kullanılıyor. Gelen raporlara göre kozmetik devi L’Occitane, sistemin müşterilerin bireysel tüketim ritmini analiz edip yeniden satın alma zamanlarını doğru öngörmesi sayesinde, satın alma sonrası gelirlerinde %235 gibi muazzam bir artış yakalamış.

Bir diğer çarpıcı örnek ise ebebek. Müşterinin ihtiyacını daha ifade edilmeden sezen bu model, bugün markanın toplam otomasyon gelirinin tek başına %18,1’ini üretiyor. Ekibin 2026 yıl sonu için hedefi ise bu oranı %55 bandına çıkarmak.

Sırada Ne Var? Gözler ABD Pazarı ve Yeni Yeteneklerde

Şirketin ajandası oldukça yoğun. Kasasına koyduğu bu 2.5 milyon dolarlık yeni fonu üç ana hedefe kanalize edecekler:

  • Yapay zeka araştırma süreçlerini derinleştirmek ve ürün geliştirmek,
  • Polonya ve Hollanda’da bulunan mühendislik ekiplerini nitelikli yeteneklerle büyütmek,
  • Avrupa ve MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) bölgelerinde büyük şirketlerle edindikleri tecrübeyi sağlam ve planlı bir stratejiyle ABD pazarına taşımak.

Kendisini sıradan bir SaaS aracı olarak değil, doğrudan “küresel ticaretin merkezi sinir sistemi” olarak konumlandıran Replenit, anlaşılan o ki önümüzdeki dönemde uluslararası arenada başarı hikayeleri yazmaya devam edecek.

İlgili Yazılar