Spot: Colossal Biosciences, nesli tükenen dodo kuşunu yeniden hayata döndürme çalışmalarında kullanmak üzere GenoMorph adlı yapay zekâ platformunu geliştirdi. Platform, 70’ten fazla kuş türünden elde edilen genetik ve anatomik verileri analiz ederek yaklaşık 2.300 potansiyel genetik düzenleme hedefi belirledi.

Yapay zekâ ve genetik mühendisliği, nesli tükenen türlerin yeniden hayata döndürülmesine yönelik çalışmalarda bir araya geliyor. Biyoteknoloji şirketi Colossal Biosciences, bu alandaki araştırmalarını hızlandırmak amacıyla geliştirdiği GenoMorph platformunu duyurdu. Şirket, yeni teknolojiyi ilk olarak nesli 17. yüzyılda tükenen dodo kuşuna yönelik projesinde kullanıyor.

GenoMorph, sınırlı miktarda genetik veriye sahip nesli tükenmiş canlıların DNA’sını analiz etmek ve belirli fiziksel özelliklerle ilişkili olabilecek genetik bölgeleri tespit etmek üzere tasarlandı. Platform; yapay zekâ, karşılaştırmalı genomik, gelişim biyolojisi ve üç boyutlu anatomik ölçümleri bir araya getiriyor.

GenoMorph, 70’ten fazla kuş türünün verilerinden yararlanıyor

Nesli tükenmiş canlıların genetik özelliklerini araştırmak, çoğu zaman yeterli DNA örneği bulunmaması nedeniyle zorlaşıyor. Colossal’ın dodo projesinde de yalnızca bir dodo genomu bulunması, türe özgü genetik farklılıkların belirlenmesini güçleştiriyor.

GenoMorph, bu sorunu aşmak için tavuk, bıldırcın, ördek ve güvercin gibi kuşların gelişim süreçlerine ilişkin verilerden yararlanıyor. Bu veriler, 70’ten fazla kuş türünün genom bilgileri ve üç boyutlu kafatası ölçümleriyle birleştiriliyor. Dodo kuşunun yaşayan en yakın akrabası olarak kabul edilen Nikobar güvercini de araştırmada önemli bir yer tutuyor.

Platform, elde edilen veriler üzerinden DNA’nın hangi bölgelerinin gaga ve kafatası gibi fiziksel özelliklerle ilişkili olabileceğini tahmin ediyor. Böylece araştırmacıların çok sayıda genetik farklılık arasından incelenmeye değer adayları belirlemesi amaçlanıyor.

Dodo kuşunun fiziksel özellikleri için 2.300 genetik hedef belirlendi

Colossal’ın paylaştığı sonuçlara göre GenoMorph, dodo kuşunun gaga ve kafatası yapısıyla bağlantılı olabilecek yaklaşık 2.300 genetik düzenleme hedefi belirledi.

Bu hedeflerin 653’ü gaga büyüklüğüyle, 1.698’i ise gaganın kalınlığı ve genişliğiyle ilişkilendiriliyor. Ancak belirlenen genetik bölgelerin ilgili fiziksel özelliklere doğrudan neden olduğu henüz kesinleşmiş değil. Adayların laboratuvar ortamında test edilmesi ve sonuçların doğrulanması gerekiyor.

Şirket, gen düzenleme araçlarını gelişmekte olan kuş embriyolarına ulaştırmak için lipid nanoparçacık tabanlı bir sistem üzerinde de çalışıyor. Bu yaklaşımın, belirli genetik değişikliklerin etkilerini daha hızlı değerlendirmeye yardımcı olması hedefleniyor.

Dodo projesinde sırada ne var?

Colossal, dodo kuşunun yeniden hayata döndürülmesine yönelik çalışmalarında genetik analizlerin yanı sıra üreme biyolojisine de odaklanıyor. Şirket, Teksas’taki Nikobar güvercini kolonisinin 36 kuşa ulaştığını ve bu kuşlardan gelecekte üreme hücrelerine dönüşebilen öncül hücreler elde edildiğini açıkladı.

Dodo genomunun yeniden oluşturulmasına yönelik çalışmalarda da ilerleme kaydedildi. Şirketin açıklamasına göre genom dizisindeki bazların yüzde 95’inden fazlası en az beş kat kapsama düzeyine sahip.

Bununla birlikte GenoMorph’un geliştirilmiş olması, dodo kuşunun yeniden hayata döndürüldüğü anlamına gelmiyor. Platform şu aşamada genetik değişikliklerin belirlenmesine yardımcı oluyor. Bu değişikliklerin gerçekten hedeflenen özellikleri oluşturup oluşturmadığının ve güvenli biçimde uygulanıp uygulanamayacağının bilimsel olarak doğrulanması gerekiyor.

Yapay zekâ, biyoteknolojide yeni araştırma alanları açabilir

GenoMorph’un potansiyeli yalnızca dodo kuşuyla sınırlı değil. Colossal, platformun yeterli genetik veriye ulaşılamayan diğer nesli tükenmiş veya nesli tehlike altındaki türlerin araştırılmasında da kullanılabileceğini öngörüyor.

Yapay zekânın genetik verilerle anatomik ve gelişimsel bilgileri birlikte değerlendirebilmesi, araştırmacıların incelemesi gereken olasılıkları daraltarak biyoteknoloji çalışmalarını hızlandırabilir. Ancak bu tür teknolojilerin başarısı, yapay zekâ tahminlerinin deneysel sonuçlarla doğrulanmasına ve biyolojik güvenlik koşullarının sağlanmasına bağlı olacak.

Colossal Biosciences’ın GenoMorph projesi, yapay zekânın yalnızca dijital ürünlerde değil, canlıların genetik özelliklerini anlamaya ve biyolojik araştırmaları yönlendirmeye yönelik çalışmalarda da kullanılmaya başladığını gösteren dikkat çekici örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

İlgili Yazılar

×