CI Bulutu Girişimi Blacksmith, Sequoia Liderliğinde 66 Milyon Dolar Yatırım Aldı
Yazılım ekiplerine bulut tabanlı CI (sürekli entegrasyon) altyapısı sunan Blacksmith, Sequoia Capital liderliğinde 66 milyon dolarlık Seri C yatırım turunu tamamladı. Tur, şirketin değerlemesini 1 milyar dolara taşıdı ve Blacksmith’i unicorn kulübüne soktu.
Turda Sequoia’nın yanı sıra yeni yatırımcı Premji Invest ile mevcut yatırımcılar Peak XV Partners, GV ve Y Combinator yer aldı. Şirket, bu turla toplam yatırımını 125 milyon dolara çıkardığını 21 Ekim 2026’da kendi blogunda duyurdu.
Blacksmith, CI iş yüklerini kendi bulutunda çalıştırıyor
CI, geliştiricilerin yazdığı kodun her değişiklikte otomatik olarak derlenip test edildiği süreç. Blacksmith bu işleri kendi altyapısında koşturarak ekiplere hız kazandırmayı hedefliyor. Şirket, yapay zekâ ajanlarının yazdığı kod miktarı arttıkça bu testlerin hacminin de hızla büyüdüğünü söylüyor.
Blacksmith’in paylaştığı verilere göre Ocak ayından bu yana platformda haftalık çalışan CI işi sayısı 5 milyondan 90 milyonun üzerine çıktı. Yıllık yinelenen gelir (ARR) aynı dönemde 17 kat büyüdü. Şirketin 10 binden fazla müşterisi var; blogda Mercury, Granola, Handshake ve LangChain gibi isimler müşteri olarak sayılıyor.
Yatırım ekip ve işlem gücünü büyütmek için kullanılacak
Kaynak, ekibi genişletmek ve ABD ile Avrupa’daki işlem gücü kapasitesini artırmak için kullanılacak. Şirket yaklaşık 10 megavatlık bir kapasiteye sahip olduğunu belirtiyor ve bu kapasiteyi 2027’de 5 katına çıkarmayı planlıyor.
Kurucu ortak ve CEO Aditya Jayaprakash, blog yazısında talebin nedenini şöyle özetliyor: “Şirketlerin çoğu, çalıştırmaları gereken CI hacmini karşılamakta zorlanıyor.” Jayaprakash ayrıca yapay zekâ yazılımı çoğalırken asıl sorunun bu kodun güvenilir olup olmadığı olduğunu vurguluyor.
Yapay zekâ ajanları altyapı yatırımlarını büyütüyor
Blacksmith, ajan çağında geliştirici altyapısına akan sermayenin son örneklerinden biri. Gifi+ olarak kısa süre önce yapay zekâ ajanlarına bulut gücü sunan Daytona’nın unicorn olduğunu da yazmıştık. İki hamle, yatırımcıların yapay zekâ modellerinin kendisinden çok, ürettikleri kodu çalıştıran, test eden ve doğrulayan katmana değer biçtiğini gösteriyor.
Türkiye’deki yazılım şirketleri için de mesaj net: Kod üretimi ucuzlaştıkça test ve doğrulama maliyeti yeni darboğaz olarak öne çıkıyor. Bu alanda çözüm sunan girişimler, global yatırımcıların radarında kalmaya devam edecek.


